Carino e soffice

Uluslararası Sularda İnsanlığın Çürük Vicdanı: Gazze’ye Yardım Gemileri ve İsrail’in Uyarıları

İnsanlık bir kez daha sahneye çıktı: dekor, Akdeniz’in mavisi; oyuncular, yardım taşıyan gemiler; başrolde ise her zamanki “ben kuralım” diyen devlet kibri. Gazze’ye doğru yola çıkan yardım gemileri, insaniyetin son kırıntılarını taşır gibi ilerlerken, sahneye birden İsrail’in o bildik sesi yükseldi: “Yaklaşma, uyarıldınız.” Sanki uluslararası sular dedikleri yer, İsrail’in özel mülküymüş gibi. Ama bu defa, sahnenin diğer oyuncuları cevap verdi: “Burası uluslararası sular, dokunamazsınız.” İşte tam burada insanlık tiyatrosunun absürtlüğü ortaya çıkıyor. Çünkü denizler bile tarafsız kalmayı becerebilirken, insanlık hâlâ tarafsız kalamıyor.

Yardım Gemileri: Vicdanın Son Filikaları

Bir gemi bazen sadece gemi değildir. İçinde un, ilaç, su şişeleri vardır belki; ama asıl yükü vicdandır. İnsanlık, vicdanını kaybettiğinde bu tür sembolik yolculuklara ihtiyaç duyar. Gazze’ye giden gemiler tam da böyleydi: bir halkın açlığını, susuzluğunu ve kuşatma altındaki nefesini dünyaya haykırmak için yüzüyordu. Ama işte, bu filikalar bile modern çağın Leviathan’ına, yani devletin kaba gücüne çarpıyor. İsrail’in uyarısı aslında şunu söylüyor: “Yardım, benim iznim olmadan insanlığa ulaşamaz.” Oysa yardıma izin almak gibi bir saçmalık var mı? Birinin açlığını gidermek için bir otoriteye dilekçe mi sunmalı?

Uluslararası Sular: Haritada Özgürlük, Gerçekte Hiçlik

Uluslararası sular… Kitaplarda öyle yazar: hiçbir devletin hükmü geçmez, herkesin ve hiç kimsenin ortak malıdır. Ama işin ironisi, devletler söz konusu olduğunda “uluslararası” kelimesi, “güçlü olanın kuralları”na dönüşüyor. Gazze’ye giden yardım gemilerinin rotasında işte bu ironi var: haritada özgürlük görünen mavi boşluk, gerçekte hiçliğin ta kendisi. Orada hakikat yoktur; sadece güç vardır. Deniz bile sınırsızken, insanlık kendine zincir icat etmiş. İroniye bak: okyanusun ortasında bile insan köşeye sıkışabiliyor.

Felsefi Bakış: Hakikat mi, Güç mü?

Platon olsaydı, muhtemelen “bu gemiler mağaranın dışına çıkan vicdan kıvılcımlarıdır” derdi. Ama Aristoteles hemen itiraz ederdi: “Hayır, bunlar pratiğin kendisidir, iyiliğin fiile dönüşmüş hâlidir.” Oysa İsrail’in sesi daha baskın: “Ben güçlüyüm, o yüzden hakikat benim.” İşte felsefenin binlerce yıldır cevaplayamadığı soru: hakikat mi belirler gücü, yoksa güç mü belirler hakikati? Gazze’ye giden gemiler bu sorunun güncel versiyonu: Bir halk açsa, hakikat aslında çok basit. Ama devletlerin gücü o hakikati görünmez kılıyor.

Hicvin Sert Aynası

İnsanlık, vicdanını gemilerle taşıyacak kadar fakirleşmiş durumda. Modern dünyada adalet, konteynerlere yükleniyor, insaniyet kutulara sığdırılıyor. Düşünsenize: koca uygarlık, “ekmek götürmek için izin lazım mı?” tartışması yapıyor. Bu absürtlüğün kendisi başlı başına bir hicivdir. Bir yanda “uluslararası hukuk” diye bağıran metinler, diğer yanda o hukuku her gün çiğneyen devletler. Uluslararası hukuk, aslında kâğıda yazılmış bir şaka defteri değil midir?

Tarihsel İroni: Mazlumların Sürekli Tecridi

Gazze’nin kaderi, tarihin kara mizahıdır. Dün Avrupa’da gettolara sıkıştırılan bir halk vardı, bugün o halkın devleti, başka bir halkı modern bir açık hava hapishanesine tıkıyor. Tarihin ironisi bu kadar sert olabilir mi? Gemilerin taşıdığı yük, sadece gıda değil; aynı zamanda tarihin bu yüzüne tutulmuş aynadır. İnsanlık o aynaya baktığında kendi çirkinliğini görmemek için gözlerini kapatıyor.

Sonuç: İnsanlığın Çürük Vicdanı

Gazze’ye doğru giden yardım gemileri, insanlığın çürük vicdanının denizde yüzdürülmüş haliydi. İsrail’in uyarısı, gücün her zaman vicdandan daha yüksek sesle konuşabileceğini bir kez daha gösterdi. Ama uluslararası sularda verilen cevap –“dokunamazsınız”– bize küçük de olsa bir ders sundu: İnsanlık hâlâ tümden ölmedi. Ama unutmayalım, denizler sınırsız, insan vicdanı ise her gün daralan bir kıyı. Ve belki de asıl trajedi budur: Vicdan gemilerle taşınabiliyor ama iktidarların kibriyle asla varış noktasına ulaşamıyor.

Kaynaklar:
Uluslararası Deniz Hukuku – Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi
AA, Al Jazeera, Reuters

Devamını okumak için bizi takip edin: havva.workingwithweb.eu

Exit mobile version