Carino e soffice

Görünmez Hat: Türkiye’nin Yardım Rotası Kime Uğruyor?

Görünmez Hat: Türkiye’nin Yardım Rotası Kime Uğruyor?

Modern dünyada yardım gemileri bile rota şaşırıyor. Gazze’ye gitmesi gereken yardımlar bazen limanda bekliyor, bazen “diplomatik gecikme” denilen sisin içinde kayboluyor. Ama bir soru giderek büyüyor: “Türkiye’nin Filistin için gönderdiği yardım filoları gerçekten Gazze’ye mi gidiyor, yoksa İsrail’in kontrolündeki limanlarda mı duruyor?” Bu soru, yalnızca teknik bir merak değil — ahlaki bir turnusol testidir. Çünkü bugün kimin gerçekten yardım ettiğiyle, kimin “yardım ediyor gibi göründüğüyle” insanlık vicdanı ölçülüyor.

### Flotillalar: Vicdanın Gemileri mi, Propagandanın Konvoyları mı?
2025 yılı baharında, “Gazze’ye Vicdan Filosu” adıyla yola çıkan gemiler büyük ses getirdi. Gemiler Türkiye limanlarından yola çıktı; içinde tıbbi malzeme, un, çocuk bezi, su arıtma cihazı vardı. Ama çoğu gemi Gazze’ye ulaşamadı. İsrail donanması onları açık denizde durdurdu, bazılarına “güvenlik kontrolü” gerekçesiyle el koydu. Ve sonra tuhaf bir sessizlik çöktü: Gemilerin taşıdığı yardım malzemelerinin bir kısmı İsrail limanlarına gitti. İşte tam burada gri bir alan başlıyor. Resmi açıklamalar “yardımın Gazze’ye aktarılması için koordinasyon” derken, aktivistler “malzemelerin İsrail tarafında dağıtıldığını” söylüyor. Ne Ankara’dan ne de Kudüs’ten tatmin edici bir açıklama geldi.

### Türkiye’nin Çelişkili Duruşu: Kalpten Filistinli, Kasadan İthalatçı
Ankara, her fırsatta Filistin’e desteğini vurguluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan sık sık “Gazze insanlığın onur sınavıdır” diyor. Ama dış ticaret verileri başka bir tablo çiziyor. 2024–2025 döneminde Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 6 milyar dolar civarında. Bu rakam, Gazze’de çocuklar bombalar altında ölürken iki ülke arasında hâlâ devam eden ekonomik ilişkinin somut göstergesi. Yani diplomatik dille “ticaret devam ediyor, vicdan ayrı bir konu.” Türkiye, 2025’te bazı İsrail ürünlerine yaptırım uyguladığını, limanları kapattığını açıkladı. Ancak Reuters ve AP kayıtlarında görüyoruz ki bu uygulamalar geçici oldu. Bir yanda gemi trafiği azaldı, öte yanda taşeron şirketler üzerinden mal akışı sürdü. Örneğin Türk firmaları, İsrail’e dolaylı olarak Avrupa merkezli lojistik hatları üzerinden ürün sevk etti. Bu hatlar arasında Mersin, Limasol ve Pire limanları var. Yani kısacası, “yardım” rotasıyla “ticaret” rotası aynı denizde seyrediyor.

### Filistin Yardımı mı, Diplomatik Aklama mı?
Uluslararası yardımlar çoğu zaman iki yüzlüdür: biri görünür, diğeri hesaplı. Filistin için yola çıkan birçok yardım gemisinin, İsrail’in denetiminden geçmek zorunda kalması, Ankara’nın yardımlarının da Tel Aviv kontrolünden geçtiği anlamına geliyor. Resmi belgelerde Türkiye’nin gönderdiği malzemelerin “Gazze’ye teslimi” ibaresi var; ama bu teslimat, İsrail gümrüğü üzerinden yapılıyor. Bu durum, “Filistin’e yardım görünümü altında İsrail’in kontrol mekanizmasına katkı” gibi algılanıyor. Yani yardımın yolu Filistin’in değil, İsrail’in iznine tabi.

### Gerçek Yardım mı, Algı Yönetimi mi?
Medya raporlarına göre Türkiye, 2025 boyunca 13 insani yardım uçağı ve 4 gemi hazırladı. Ama bunların büyük kısmı Gazze’ye ulaşamadı, bir kısmı Ürdün veya Mısır sınırında bekletildi. Bazılarıysa İsrail’in “koordinasyon merkezlerinde” boşaltıldı. BM kaynakları, bu süreçte İsrail’in gelen yardımların %60’ını kontrol ettiğini bildiriyor. Bu durumda, Türkiye’nin gönderdiği her yardım fiilen İsrail’in izniyle Gazze’ye geçiyor. Bu tablo, politik olarak “yardım etmek” ile “izin almak” arasındaki farkı büyütüyor. Halkın gözünde Türkiye, “Filistin’in sesi” olmaya devam ederken; bürokrasinin gözünde bu yardım operasyonları, denge politikasının gereği. Yani Gazze’ye el uzatırken, İsrail’le diplomatik köprüleri tamamen yıkmamak.

### Felsefi Sonuç: Hakikatin Limanı Kapalı
Bugün hakikat, tıpkı Gazze gibi kuşatma altında. Yardımlar artık vicdanla değil, stratejiyle gönderiliyor. Gemilerin rotası politik, filoların bayrağı ideolojik, kutuların içi ise muğlak. Türkiye’nin niyeti samimi olabilir — ama yöntemleri artık şeffaf değil. Filistin’e destek iddiası, zaman zaman politik bir sahneye, bazen de diplomatik bir makyaja dönüşüyor. Ve bu dönüşümün en tehlikeli yanı, gerçeği yavaş yavaş sıradanlaştırması. Belki de asıl soru şu: “Gazze’ye yardım mı gidiyor, yoksa Gazze’nin trajedisi mi yardıma dönüştürülüyor?”

Exit mobile version